
Nafaka hesaplamasında kanunda sabit bir formül yoktur. Hâkim, tarafların gelirini, yaşam standardını, çocuğun ihtiyacını ve kusur durumunu birlikte değerlendirir. Bu rehber dört nafaka türünü ve hesaplamada etkili kriterleri ele alır.
Nafaka ne kadar olur? sorusu, boşanma aşamasındaki müvekkillerimizin ilk sorduğu sorulardan biridir. Verdiğimiz yanıt çoğu zaman aynı oluyor: Kanunda yazan bir formül yok; her dosya kendine özgü. Bu cevap çoğu kişiyi tatmin etmiyor, çünkü internette asgari ücretin yüzde şu kadarı gibi hazır kalıplar dolaşıyor. Oysa pratikte işler çok daha nüanslı.
Türk Medeni Kanunu, nafaka miktarı için sabit bir rakam, yüzde ya da çarpan belirlememiş; takdir yetkisini doğrudan hâkime bırakmıştır. Bu yazıda, mahkemelerin nafaka belirlerken gerçekte hangi kriterleri kullandığını, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşik içtihadını ve dosyaya özel değerlendirmenin neden kritik olduğunu anlatıyoruz.
Nafaka, aile hukuku kapsamında bir kişinin geçimini sağlamak amacıyla diğer bir kişiden talep edilen parasal destektir. Hangi sebeple doğduğuna bağlı olarak dört ayrı türü vardır:
Bu türlerin her birinin ayrıntılı anlatımı şu yazılarımızda yer alıyor:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin son yıllardaki kararları tarandığında, nafaka belirlenirken hep benzer kriterlerin esas alındığı görülüyor. Bunlar kabaca şöyle sıralanabilir:
Tarafların gelir durumu. Yükümlünün brüt maaşı, ek gelirleri, ortaklık kârları, kira gelirleri. SGK kayıtları ve banka dökümleri bu noktada belirleyici delil oluyor. Çoğu dosyada yükümlünün gerçek geliri, beyan ettiğinden farklı çıkıyor; bilirkişi incelemesi bu yüzden sıklıkla devreye giriyor.
Yaşam standardı. Evlilik birliği süresince ulaşılan sosyo-ekonomik düzey. Çiftin yaşadığı mahalle, çocukların okuduğu okul, tatil alışkanlıkları, otomobil markası gibi göstergeler dosyaya yansıyor. Yargıtay, nafakanın bu standardı koruyacak düzeyde olması gerektiğini sıkça vurguluyor.
Çocuğun ihtiyaçları. Yaşına göre değişmekle birlikte eğitim, sağlık, giyim, barınma, kurs ve özel ders giderleri kalem kalem değerlendiriliyor. Kreş ücreti, okul taksiti, yurt ücreti dosyaya sunulan belgeler arasında sıkça karşımıza çıkıyor.
Kusur durumu. Özellikle yoksulluk nafakasında belirleyici. Boşanmada ağır kusurlu taraf, nafaka talep edemez. Eşit kusur hâlinde ise talep kabul edilebilir.
Çalışma gücü. Alacaklı taraf çalışabilecek durumda mı, halen çalışıyor mu, kendi geliri var mı? Bu bilgiler kazanç imkânı araştırmasıyla dosyaya yansıyor.
Sağlık durumu. Kronik hastalık, engellilik, sürekli bakım ihtiyacı, ilaç giderleri.
Kamusal haklar. Emekli maaşı, dulluk aylığı, sosyal yardım, özel sağlık sigortası gibi gelir kaynakları da hesaba katılıyor.
Pratiğimizde, dosyaların çoğunda hâkimin izlediği yol kabaca şöyle işliyor:
İlk adım gelir tespiti. Bordro, banka kayıtları, SGK bildirimleri dosyaya sunulur. Yükümlünün gerçek geliri bazen beyan ettiğinden farklı olabiliyor; bu yüzden bilirkişi incelemesi sıkça devreye giriyor.
İkinci adım ihtiyaç analizi. Nafaka alacaklısının ve çocukların aylık giderleri kalem kalem belgelenir. Kira, aidat, gıda, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim başlıkları tek tek masraf dosyasına eklenir.
Üçüncü adım yaşam standardı karşılaştırması. Evlilik birliği süresince nasıl bir hayat sürüldüğü, hangi gelir düzeyinde yaşandığı değerlendirilir.
Dördüncü adım hakkaniyet değerlendirmesi. Sayısal veriler tek başına belirleyici değil; yaş, sağlık, kusur, çocuk sayısı, velayet düzenlemesi gibi değişkenler devreye girer.
Beşinci adım karar ve gerekçe. Yargıtay, gerekçesiz nafaka kararlarını sıklıkla bozuyor. Hâkim, miktarı neden o seviyede belirlediğini somut kriterlere dayandırmak zorunda.
Aynı Daire, geliri yetersiz olan yükümlü bakımından hakkaniyet indirimi uygulanabileceğine de içtihat etmiştir. Ancak bu indirim keyfi değil; dosyanın koşullarına göre somut olarak gerekçelendirilmelidir.
Afyonkarahisar Aile Mahkemesi’nde takip ettiğimiz dosyalardan üç örnek:
Tek çocuklu, orta gelirli aile. Baba 50.000 TL brüt maaşla özel sektörde çalışıyor, anne çalışmıyor. Hâkim, iştirak nafakasını 6.500 TL, yoksulluk nafakasını 4.500 TL olarak belirledi. Karar, yaşam standardı korunarak verildi.
Yüksek gelirli yönetici. Baba 200.000 TL gelirli, anne uzun süre ev hanımı, iki çocuk. İştirak nafakası çocuk başına 17.500 TL, yoksulluk nafakası 12.000 TL. Kreş ve özel okul giderleri ayrıca talep edildi.
Asgari ücretli çift. Her iki taraf da asgari ücretli. Tek çocuk var. İştirak nafakası 2.800 TL, yoksulluk nafakası 2.200 TL. Hâkim, yükümlünün yaşam koşullarını da gözetti.
Bu rakamlar elbette genel. Her dosya kendi olgusal bütünlüğünde farklı sonuçlanıyor; bir rakam başka bir dosyada karşılığı olmayabilir.
Asgari ücrete endeksleme. Asgari ücretin yüzde şu kadarı diye bir kural yok. Yükümlünün gerçek geliri esas alınır.
Brüt-net karışıklığı. Hâkim brüt üzerinden belirler; taraf hesabını net üzerinden yaparsa yanılır ve gerçekte hak ettiğinden düşük tahsil edebilir.
Tek seferlik düşünme. Nafaka kesin değildir. Şartlar değişince artırım ya da azaltma davası açılabilir. 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep hakkı saklıdır.
Kusuru göz ardı etmek. Yoksulluk nafakasında alacaklının ağır kusuru, talebin reddi sonucunu doğurabilir.
Çocuğun üstün yararını ihmal. İştirak nafakasında çocuğun yaşam standardı korunmazsa Yargıtay kararı bozar.
Nafaka hesaplamasında asgari ücret baz alınır mı?
Hayır. Asgari ücret bir taban değildir. Hâkim, yükümlünün gerçek gelirine ve alacaklının ihtiyaçlarına bakar.
Nafaka her yıl otomatik olarak artar mı?
Mahkeme kararında artış oranı açıkça yazılmışsa otomatik artış uygulanabilir. Aksi hâlde artırım için yeni dava açılması gerekir.
Nafaka nereye ödenir?
Doğrudan nafaka alacaklısına; çocuk nafakası ise velayet hakkı kendisine verilen ebeveyne. Banka havalesi veya PTT ile ödeme yapılabilir; dekontlar saklanmalıdır.
Nafaka alacağında zamanaşımı var mı?
İleriye dönük nafaka talep edilebilir. Ödenmemiş taksitler için zamanaşımı süreleri ayrı değerlendirilir.
Nafaka hesaplaması; gelir, ihtiyaç, yaşam standardı, kusur ve çocuğun üstün yararı gibi pek çok değişkenin birlikte tartıldığı bir süreçtir. Hazır formüllerle sonuç elde etmek mümkün değil; her dosya kendi koşulları içinde profesyonel şekilde ele alınmalıdır.
Akseki & Karcı Hukuk Bürosu olarak Afyonkarahisar merkezli çalışma alanımızda nafaka davalarında müvekkillerimize dosya bazlı destek sunuyoruz. İlk değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.