
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayanan alacakların tahsili amacıyla başvurulan özel bir icra takip yoludur. Genel haciz yolundan farklı olarak bu takipte alacağın dayanağı olan kambiyo senedinin şekil şartları, takip hakkı ve sürelere ilişkin özel hükümler uygulanır. Borçlunun ödeme emrine karşı ileri sürebileceği itiraz ve şikâyetlerin de belirli süreler içerisinde yapılması gerekir.
Bu nedenle kambiyo senedine dayalı bir icra takibiyle karşılaşan borçlunun veya elinde kambiyo senedi bulunan alacaklının, takip sürecinin özelliklerini ve yasal süreleri doğru değerlendirmesi önem taşır.
Kambiyo senetleri genel olarak çek, bono ve poliçe olmak üzere üçe ayrılır. Bu senetler, kanunda öngörülen zorunlu unsurları taşıdıkları takdirde kambiyo senedi niteliği kazanır.
Kambiyo senedinin niteliği, yalnızca belgenin üzerinde “çek” veya “senet” yazmasına bağlı değildir. Senedin kanunda aranan zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı ve takip bakımından kambiyo senedi niteliğinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle icra takibine başlanmadan önce senedin hukuken geçerli bir kambiyo senedi olup olmadığının incelenmesi önemlidir.
Alacaklı, elindeki kambiyo senedine dayanarak icra dairesinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatabilir.
Takip talebinde kambiyo senedine ilişkin bilgilerin doğru şekilde gösterilmesi ve takip dayanağı senedin icra dosyasına sunulması gerekir. İcra müdürlüğü tarafından takip şartlarının ve senedin kambiyo senedi niteliğinin değerlendirilmesinden sonra borçluya kambiyo senetlerine özgü ödeme emri gönderilir.
Bu takip türünde borçluya gönderilen ödeme emri, genel haciz yolundaki ödeme emrinden farklı sonuçlar doğurur.
Özellikle takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olup olmadığı, yetki, imza, borcun bulunmadığı veya ödendiği gibi hususlar önem taşıyabilir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun belirlenen süre içerisinde ödenmesi gerektiği bildirilir.
Genel olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçluya 10 gün içinde ödeme yapması için süre verilir.
Ancak borçlunun takip işlemine karşı başvurabileceği hukuki yollar bakımından daha kısa süreler söz konusu olabilir. Özellikle imzaya veya borca itiraz ile kambiyo senedinin niteliğine ilişkin şikâyetlerde 5 günlük süre önem taşır.
Bu nedenle ödeme süresi ile itiraz süresinin birbirinden ayrılması gerekir.
İşlem
Süre
Borcun ödenmesi
10 gün
Borca veya imzaya itiraz / bazı şikâyetler
5 gün
Bu sürelerin başlangıcı ve hangi hukuki başvuru için hangi sürenin uygulanacağı somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçlunun takip karşısında kullanabileceği çeşitli yollar bulunmaktadır.
Örneğin;
Ancak her iddianın aynı hukuki nitelikte olmadığı unutulmamalıdır. Bazı durumlarda itiraz, bazı durumlarda ise şikâyet yoluna başvurulması gerekir.
Özellikle kambiyo senedine dayalı icra takibinde 5 günlük sürenin geçirilmesi, borçlunun başvurabileceği hukuki yollar bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle kendisine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ödeme emri tebliğ edilen kişinin, tebliğ tarihini dikkate alarak süresinde hareket etmesi gerekir.
Kambiyo takiplerinde ilamsız takiplerden farklı olarak icra müdürlüğüne dilekçe vererek itiraz etme hakkı yoktur. Mutlaka dava açılması gerekmektedir.
Takip dayanağı kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçlunun, imzaya itiraz hakkı bulunmaktadır.
İmza itirazı, özellikle bono ve çeklere dayalı icra takiplerinde önemli bir savunma aracıdır. Ancak imzaya itirazın yalnızca “bu imza benim değil” şeklinde ileri sürülmesi her zaman yeterli değildir. İtirazın usulüne uygun şekilde ve yasal süresi içerisinde yapılması gerekir.
İmzanın borçluya ait olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunması halinde mahkeme tarafından imza incelemesi yaptırılması da gündeme gelebilir.
Bu nedenle imza itirazının teknik ve hukuki boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bir belgenin kambiyo senedi olarak takip edilebilmesi için ilgili kanunda aranan zorunlu unsurları taşıması gerekir.
Senedin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığının tespit edilmesi halinde, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılması mümkün olmayabilir.
Burada önemli olan yalnızca senedin şekli değil, somut olayda takip hakkının bulunup bulunmadığı ve senedin takip konusu alacağı ispat bakımından taşıdığı hukuki niteliktir.
Bu nedenle kambiyo senedine dayalı bir takipte senedin kendisinin incelenmesi, özellikle zorunlu unsurların ve imzaların kontrol edilmesi önemlidir.
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden sonra kanuni süre içerisinde borcunu ödemez ve takip kesinleşirse alacaklı haciz işlemlerine başvurabilir.
Haciz aşamasında borçlunun banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Bu aşamada da takip dosyasının durumu, borcun miktarı, yapılan ödemeler ve mevcut hacizler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle ticari ilişkilerden doğan yüksek miktarlı alacaklarda kambiyo takibinin hızlı şekilde ilerleyebilmesi, alacaklı bakımından önemli bir tahsil imkânı oluştururken borçlu açısından da sürelere uygun hareket edilmesini zorunlu hale getirir.
Çek ve bono kambiyo senedi niteliğinde olmakla birlikte, hukuki özellikleri tamamen aynı değildir.
Çekte keşideci, lehtar ve cirantalar arasındaki ilişkiler; bonoda ise düzenleyen, lehtar ve cirantalar arasındaki ilişkiler farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ayrıca her iki senet bakımından ibraz, zamanaşımı, protesto ve başvuru haklarına ilişkin farklı kurallar söz konusu olabilir.
Bu nedenle “kambiyo senedi” başlığı altında bütün senetler için tek bir değerlendirme yapılması doğru değildir.
Serimizin devamında çek zamanaşımı, bono takibi, senet ödenmezse ne olur ve kayıp çekin iptali gibi konuları ayrıca ele alacağız.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda avukatla takip zorunlu olmasa da konu takibin özellikle teknik anlamda detaylar içermesi bakımından ilamsız (örnek 7) takiplerden ayrılması nedeniyle avukatsız takibin vahim sonuçları olabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca borçlu bakımından da itiraz süreçleri ve diğer hukuki yolların da yine ilamsız takiplerden farklı usul ve esaslar içerdiği düşünüldüğünde avukatla takibin büyük önemi olduğu kanaatindeyiz.
Alacaklı bakımından ise senedin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığı, takip şartları, yetkili icra dairesi ve tahsil sürecinin doğru planlanması önem taşır.
Afyonkarahisar'da icra ve iflas hukuku alanında yürüttüğümüz çalışmalarda, özellikle çek ve bono kaynaklı uyuşmazlıklarda takip dayanağı belgenin ve ticari ilişkinin birlikte değerlendirilmesinin önemli olduğunu görüyoruz.
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayanan alacakların tahsili amacıyla kullanılan özel bir icra takip yoludur.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda bazı itiraz ve şikâyetler bakımından 5 günlük süre öngörülmüştür. Hangi başvurunun yapılacağı ve sürenin ne zaman başlayacağı somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçluya 10 günlük ödeme süresi verilir.
Borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve takip sürecinin kanuni şartlarının oluşmasından sonra, ödeme yapılmaması halinde haciz aşamasına geçilmesi mümkündür.
Hayır. Bir senedin kambiyo senedi olarak takip edilebilmesi için ilgili kanunda öngörülen zorunlu unsurları taşıması gerekir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, çek, bono ve poliçeden kaynaklanan alacakların tahsilinde alacaklıya özel bir takip imkânı sunmaktadır. Bununla birlikte bu takip türünün kendine özgü süreleri, itiraz yolları ve şekil şartları bulunmaktadır.
Özellikle borçlu açısından ödeme emrinin tebliğ tarihi, 5 günlük itiraz ve şikâyet süreleri ile 10 günlük ödeme süresi dikkatle takip edilmelidir. Alacaklı bakımından ise takip dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğinin ve takip şartlarının doğru şekilde değerlendirilmesi önem taşır.
Kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde her dosyanın senedin türü, tarafların ilişkisi, ödeme durumu ve takip işlemleri bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle çek, bono veya poliçeye dayalı bir takipte somut olayın özelliklerine göre hukuki inceleme yapılması önemlidir.