
Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen değer kaybının tazmin edilebilmesi için talebin belirli süreler içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Araç sahibinin değer kaybına uğramış olması tek başına yeterli değildir. Zamanaşımı süresinin geçirilmesi, haklı bir talebin tahsilini güçleştirebilir.
Araç değer kaybında zamanaşımı konusunda uygulamada özellikle "2 yıl mı, 10 yıl mı?" sorusuyla karşılaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'na göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde daha uzun ceza zamanaşımı süresinin uygulanması da mümkün olabilir.
Akseki & Karcı Hukuk Bürosu olarak Afyonkarahisar'da araç değer kaybı ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında zamanaşımı değerlendirmesinin yalnızca kaza tarihine bakılarak yapılmaması gerektiğini özellikle belirtmekteyiz. Kazanın niteliği, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarih ile olayın cezayı gerektiren bir fiil oluşturup oluşturmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Araç değer kaybı, trafik kazası nedeniyle araçta ortaya çıkan maddi zararlardan biridir. Bu nedenle zamanaşımı bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi önem taşır.
Kanuna göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler;
içerisinde zamanaşımına uğrar.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, 10 yıllık sürenin her durumda araç sahibine doğrudan 10 yıl boyunca talepte bulunma hakkı verdiği şeklinde yorumlanmamasıdır. Zarar ve tazminat yükümlüsü öğrenilmişse 2 yıllık sürenin de ayrıca dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle araç değer kaybı taleplerinin mümkün olduğunca kazadan kısa süre sonra ileri sürülmesi, zamanaşımı nedeniyle yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
Kanunda 2 yıllık sürenin başlaması için zarar gören kişinin hem zararı hem de tazminat yükümlüsünü öğrenmiş olması aranmıştır.
Trafik kazalarında bu tarih çoğu zaman kaza ve hasar süreciyle bağlantılıdır. Ancak her olayda zamanaşımının doğrudan kaza tarihinde başladığını söylemek doğru olmayabilir. Zararı oluşturan durumun ve sorumlu kişinin hangi tarihte öğrenildiği somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Araç değer kaybının kapsamının belirlenmesinde hasar dosyası, ekspertiz işlemleri, onarım kayıtları ve aracın kaza sonrasındaki durumu önem taşıyabilir. Bu nedenle özellikle zamanaşımı sınırına yaklaşan dosyalarda süre hesabının somut belgeler üzerinden yapılması gerekir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık süre, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat talepleri bakımından kaza tarihinden başlayan üst süreyi ifade eder.
Ancak burada sık yapılan bir hata vardır. "Kazanın üzerinden 10 yıl geçmediği sürece araç değer kaybı talep edilebilir" şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir.
Zarar gören kişi zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmişse 2 yıllık zamanaşımı süresi gündeme gelir. Dolayısıyla 2 yıllık ve 10 yıllık sürelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin kazanın ve sorumlunun başından itibaren bilindiği bir olayda yalnızca 10 yıllık sürenin henüz dolmamış olmasına dayanılması zamanaşımı bakımından risk oluşturabilir.
Araç değer kaybında zamanaşımı bakımından önemli konulardan biri de trafik kazasının aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturmasıdır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre dava cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri bakımından da geçerli olur.
Bu durum özellikle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında önem kazanabilir. Kazanın taksirle yaralama veya taksirle öldürme kapsamında değerlendirilmesi halinde somut olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresinin ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Dolayısıyla "Araç değer kaybında zamanaşımı her durumda 2 yıldır" şeklindeki yaklaşım doğru değildir. Kazanın cezayı gerektiren bir fiil oluşturduğu dosyalarda daha uzun zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün olabilir.
Uzamış ceza zamanaşımı yalnızca bedensel zarar veya manevi tazminat talepleri açısından değerlendirilmez. Kanundaki düzenleme, cezayı gerektiren fiilden kaynaklanan maddi tazminat taleplerini de kapsamaktadır.
Araç değer kaybı da trafik kazasından doğan maddi bir zarar olduğundan, gerekli şartların bulunması halinde uzamış ceza zamanaşımı araç değer kaybı talebi bakımından da gündeme gelebilir.
Ancak bunun için kazanın somut özelliklerinin değerlendirilmesi gerekir. Her trafik kazasında otomatik olarak ceza zamanaşımının uygulanacağı düşünülmemelidir.
Özellikle eski tarihli trafik kazalarında talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını belirlerken kazanın yaralanmalı olup olmadığı, ceza soruşturması bulunup bulunmadığı ve fiilin hukuki niteliği incelenmelidir.
Araç değer kaybı talebi, şartlarının bulunması halinde kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketine yöneltilebilir. Ancak talebin sigorta şirketine yöneltilmesi zamanaşımı konusunu ortadan kaldırmaz.
Özellikle kazanın üzerinden uzun süre geçtikten sonra yapılan taleplerde kaza tarihi, zararın öğrenilme zamanı ve olayın cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanıp kaynaklanmadığı önem taşır.
Bu nedenle sigorta şirketinden araç değer kaybı talep edilirken yalnızca aracın ne kadar değer kaybettiği değil, talebin süresinde ileri sürülüp sürülmediği de kontrol edilmelidir.
Sigorta şirketinin zamanaşımı itirazında bulunması halinde ise bu itirazın somut olay bakımından hukuken geçerli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç değer kaybı konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de sigorta şirketine yapılan başvurunun zamanaşımına etkisidir.
Her başvurunun veya sigorta şirketiyle yapılan her yazışmanın zamanaşımını otomatik olarak kestiği düşünülmemelidir. Zamanaşımının kesilmesi veya durması, yapılan işlemin hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşılmış dosyalarda yalnızca sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına güvenerek hareket edilmesi risk oluşturabilir. Dava, tahkim veya diğer hukuki yollar bakımından sürelerin ayrıca takip edilmesi gerekir.
Bu nedenle eski tarihli kazalarda dosyanın yalnızca esas yönünden değil, öncelikle süreler bakımından incelenmesi önemlidir.
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı kavram değildir. Zamanaşımının gerçekleşmesi, alacağı kendiliğinden ortadan kaldıran bir sonuç olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte zamanaşımı definin ileri sürülmesi, talebin yargı yoluyla elde edilmesini engelleyebilecek önemli sonuçlar doğurabilir.Bu nedenle araç sahibinin "Nasıl olsa değer kaybı hakkım var" düşüncesiyle uzun süre beklemesi doğru değildir. Delillerin zaman içerisinde ulaşılmasının güçleşmesi de ayrıca sorun yaratabilir.
Kaza tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, ekspertiz raporları, servis kayıtları ve sigorta şirketiyle yapılan yazışmaların saklanması bu nedenle önem taşır.
Afyonkarahisar'da araç değer kaybı taleplerinde de zamanaşımı süresinin doğru belirlenmesi, özellikle eski tarihli kazalarda önem taşımaktadır. Kazanın tarihi tek başına yeterli olmayıp zararın ve sorumlunun ne zaman öğrenildiği ile kazanın cezayı gerektiren bir fiil oluşturup oluşturmadığı birlikte incelenmelidir.
Özellikle kazanın üzerinden iki yıldan fazla süre geçmiş olması, her dosyada otomatik olarak araç değer kaybı talep edilemeyeceği anlamına gelmez. Afyon'da avukat desteği alınan eski tarihli trafik kazalarında dosyanın öncelikle zamanaşımı ve varsa uzamış ceza zamanaşımı bakımından değerlendirilmesi yararlı olacaktır.
Akseki & Karcı Hukuk Bürosu olarak Afyonkarahisar'da trafik kazalarından kaynaklanan tazminat, araç değer kaybı ve sigorta hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz. Afyon sigorta avukatı araştırması yapan kişiler açısından da özellikle geçmiş tarihli kazalarda zamanaşımı değerlendirmesinin dosyanın diğer unsurlarıyla birlikte yapılması önem taşımaktadır.
Araç değer kaybı talebinde zamanaşımı tartışması yaşanmaması için kazadan sonra sürecin gereksiz yere geciktirilmemesi gerekir.
Araç sahibinin özellikle;
önemlidir.
Araç değer kaybının tahsili bakımından şartlarına göre sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava süreci gündeme gelebilir. Hangi hukuki yolun izleneceği ise somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Araç değer kaybında zamanaşımı 2 yıl mı, 10 yıl mı?
Genel olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bunun yanında her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıllık üst süre öngörülmüştür. Kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde daha uzun ceza zamanaşımı süresi de uygulanabilir.
Kazanın üzerinden 2 yıldan fazla geçtiyse araç değer kaybı alınamaz mı?
Her durumda böyle bir sonuca varılamaz. İki yıllık sürenin ne zaman başladığı ve olay bakımından daha uzun ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanamayacağı incelenmelidir. Bu nedenle dosya değerlendirilmeden yalnızca kaza tarihine bakılarak kesin bir sonuca ulaşmak doğru değildir.
Yaralanmalı trafik kazasında araç değer kaybı zamanaşımı değişir mi?
Kazanın cezayı gerektiren bir fiil oluşturması ve ceza kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi bulunması halinde daha uzun sürenin maddi tazminat taleplerine uygulanması mümkün olabilir. Somut kazanın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Araç değer kaybında zamanaşımı, tazminat talebinin ileri sürülmesi bakımından en önemli konulardan biridir. Genel olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık, her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bununla birlikte kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir.
Bu nedenle özellikle eski tarihli trafik kazalarında yalnızca kaza tarihine bakılarak araç değer kaybı hakkının sona erdiği sonucuna varılmamalıdır. Kazanın niteliği, zarar ve sorumlunun öğrenilme tarihi ile uygulanabilecek zamanaşımı hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Akseki & Karcı Hukuk Bürosu olarak Afyonkarahisar'da araç değer kaybı, trafik kazalarından kaynaklanan tazminat talepleri ve sigorta hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunuyoruz. Özellikle zamanaşımı riski bulunan dosyalarda mevcut belgelerin ve uygulanabilecek hukuki yolların gecikmeden değerlendirilmesi hak kaybının önlenmesi bakımından önemlidir.