
Nafaka kaldırma davası, yoksulluk nafakasının sona ermesi, nafaka alanın yeniden evlenmesi veya ekonomik durumunun düzelmesi gibi durumlarda açılır.
Boşanma sonrasında hükmedilen nafakanın sonsuza kadar devam edeceği yönünde yaygın bir kanaat vardır. Oysa Türk Medeni Kanunu, nafakanın belirli koşulların gerçekleşmesi halinde tamamen kaldırılmasına imkan tanır.
Bu yazıda nafaka kaldırma davasının şartlarını, hangi durumlarda açılabileceğini, dava sürecini ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktaları ele alıyoruz.
Nafaka kaldırma davası, mahkeme kararıyla bağlanmış nafakanın artık devam etmesini gerektiren koşulların ortadan kalkması nedeniyle nafakanın tamamen sona erdirilmesi amacıyla açılan davadır.
Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi en açık sona erme nedenidir. Nafaka alacaklısı yeniden evlendiğinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.
Fiilen evli gibi yaşama da nafakanın kaldırılması sebebidir. Resmi nikah bulunmasa bile birlikte yaşama ispatlanırsa mahkeme nafakayı kaldırabilir.
Yoksulluğun ortadan kalkması en çok dava açılan nedendir. Ancak yalnızca çalışmaya başlamış olmak tek başına nafakanın kaldırılması için yeterli değildir.
Nafaka kaldırma davasını nafaka ödemekle yükümlü olan eş açar. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. İddiaların somut delillerle ispatlanması gerekir.
Nafaka kaldırma davasının açılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Karar kesinleşene kadar nafaka ödenmeye devam edilmelidir.
Her ekonomik değişiklik nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmez. Gelirlerde kısmi artış varsa mahkeme nafakanın azaltılmasına karar verebilir.
Nafaka kaldırma davası, değişen ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesini sağlayan bir hukuki yoldur.