
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025 yılının son çeyreğinde birden fazla emsal niteliğinde karar vererek işe iade davalarında yerleşik içtihadını önemli ölçüde güncellemiştir.
Daire, söz konusu kararlarında iş güvencesi kapsamındaki işçilerin feshe itirazında aranacak ispat yükünü yeniden değerlendirmiş; geçerli fesih nedeninin somutlaştırılması konusunda işverene daha kapsamlı yükümlülükler getirmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18-21. maddeleri uyarınca, otuz veya daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde en az altı aylık kıdeme sahip işçilerin hizmet akdinin feshinde geçerli bir nedenin varlığı zorunludur. Daire'nin güncel içtihadına göre:
Daire, aynı içtihatta fesihten önce işçinin savunmasının alınmamasını tek başına feshi geçersiz kılmaya yetecek bir neden olarak değerlendirmiştir. Bu husus özellikle davranış kökenli fesihlerde belirleyici olmaktadır.
Yargıtay, işe iade talebiyle açılacak davaların, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren **bir ay** içinde Türk İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca arabulucuya başvuru yoluyla başlatılması gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu sürenin kaçırılması halinde dava hakkı ortadan kalkmaktadır.
Bu karar, insan kaynakları süreçlerini yazılı ve belgelenmiş prosedürlere dayandırmayan işverenler açısından ciddi hukuki riskler içermektedir. İşe iade taleplerinde işverenin ispat yükü fiilen ağırlaştırılmış olmaktadır.
Büromuz, hem işçi hem de işveren tarafında işe iade davalarında ve arabuluculuk süreçlerinde deneyimli temsil hizmeti sunmaktadır.