1-CEZA MUHAKEMESİNİN AMACI :
Ceza muhakemesinin ilk ve en temel amacı, MADDİ GERÇEĞE ulaşmaktır. Maddi gerçek delil serbestisi ilkesi ve resen araştırma ilkesi çerçevesinde ulaşılan, ispat yükümlülüğü bulunmaması sebebiyle bizzat hakim tarafından elde edilen, gerçeğin ta kendisidir. Nitekim Ceza yargılamasında ‘ikrar’ bile hakimi bağlamaz!
Diğer yandan her ne olursa olsun maddi gerçeğe ulaşılması gibi bir düşünce olmamalıdır. Bu sebeple Ceza Muhakemesinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi vardır. Eğer ki yargılama sonucunda ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereği başkaca bir delil olmaması söz konusu ise beraat kararı ile yargılama sona ermelidir. Bu durum ‘masum birinin haksız yere özgürlüğünün kısıtlanmasındansa, suçlu birinin özgürce dışarıda dolaşması toplum için daha iyidir. ‘ şeklinde ifade edilir.
2-CEZA YARGILAMASININ YÜRÜYÜŞÜ :
Ceza yargılaması başlangıcı, suç haberinin alınması ile başlar. Suç haberi; ihbar, şikayet üzerine veya doğrudan doğruya alınabilir. Kolluk öncelikle bu suçun işlenip işlenmediğini araştırır. Kolluk, suç şüphelilerini yakalamışsa, ivedi olarak karakola getirip ifadelerini alır. Sonrasında araştırılacak diğer hususlar ile birlikte oluşan tüm dosyayı savcıya gönderir ve savcılık araştırması devresi başlar. Burada savcı, kendi emrindeki adli kolluğa araştırma yaptırır ve delillerin toplanmasını sağlar. Toplanan deliller, savcıda şüphelinin bu suçu işlemiş olduğuna dair yeterli şüphe uyandırıyorsa, unsurları CMK m. 170 te belirtilen bir iddianameyi hazırlayarak kamu davası açar. Eğer savcı, ortada yeterli suç şüphesi görmezse takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığı) kararı verir.
Hakim, iddianameyi şekil yönünden inceler. Eğer ki kanuni unsurları taşıyorsa kabul eder. Bu şekilde kamu davası açılması prosedürü bitmiş olur. İşte suç haberinin alınmasından, iddianamenin mahkemece kabul edilmesine kadar olan aşamaya ‘soruşturma’ aşaması denir. (CMK m 2/1 e) Bu aşamanın yetkilileri Cumhuriyet Savcısı, Adli Kolluk ve Sulh Ceza Hakimidir. İddianamenin mahkemece kabulünden sonra başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre ise ‘kovuşturma’ safhası olarak adlandırılır. (CMK m. 2/1 f) İddianamenin kabulünden sonra duruşma hazırlığı devresi başlar.
Duruşma sırasında ki hazırlıklar ve şekilsel prosedürler tamamlandıktan sonra son karar evresinde öncelikle iddia makamı esas hakkında mütalaasını sunar ardından müdafi esas hakkında savunmasını yapar ve sanığa son bir kez söz verilmesinin akabinde mahkeme bir karar verir. Böylece kanun yolları aşaması başlar. Mahkemenin verdiği karara karşı süresi içinde üst merciye başvurulmazsa, karar kesin hüküm halini alır. Başvuru yapılırsa karar istinaf ve temyiz aşamalarından sonra kesinleşir. Kararın kesinleşmesiyle kovuşturma safhası da tamamlanmış olur. Unutulmamalıdır ki teknik olarak Ceza Muhakemesi, hükmün kesinleşmesiyle sona erer.
Özetle Ceza Muhakemesi, suç haberinin alınmasıyla başlayan ve hükmün kesinleşmesi ile sona eren bir süreçtir.
Bu sürecin bir ceza avukatı ile takibi önem arz etmektedir.