Boşanma davaları, TMK’da düzenlenen sebeplerin varlığı halinde eşlerden birinin ya da her ikisinin açabileceği, evlilik birliğini hukuken sona erdiren bir dava türüdür. Hukukumuzda boşanma davaları çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere ikiye ayrılır.
Çekişmeli boşanma; tarafların boşanma şartları konusunda uzlaşamaması, taraflardan birinin boşanmayı istememesi ya da kusur, velayet, nafaka ve tazminat gibi temel konularda anlaşmazlık bulunması halinde gündeme gelir.
Anlaşmalı boşanma ise evlilik en az bir yıl sürmüşse ve taraflar boşanmanın tüm sonuçları üzerinde tam bir mutabakata varmışsa mümkündür. Bu durumda hazırlanan protokol mahkemeye sunulur ve hakim tarafından uygun bulunması halinde süreç hızlı şekilde sonuçlanır.
Boşanma davalarında mahkeme, evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediği ve tarafların ileri sürdüğü boşanma sebeplerinin hukuken geçerli olup olmadığını değerlendirir. Bu kapsamda mahkeme; tanık anlatımlarından mesaj ve arama kayıtlarına, sosyal medya paylaşımlarından uzman raporlarına kadar pek çok delili dikkate alarak karar verir. Özellikle çekişmeli davalarda kusurun ispatı çok önemlidir; çünkü kusur durumu nafaka, tazminat ve diğer fer’i talepleri doğrudan etkiler.
Boşanmanın fer’i sonuçları da davanın ayrılmaz bir parçasıdır. Taraflar arasında çocuk varsa; velayet, kişisel ilişki tesisi ve iştirak nafakası ; yoksulluk nafakası, maddi–manevi tazminat talepleri ve eşlerin edinilmiş malları üzerindeki hakları da gündeme gelebilir. Sonuç olarak boşanma davası tek bir talep değil; birden çok hukuki unsurun aynı anda değerlendirildiği kapsamlı bir süreçtir. Bu nedenle her dosyanın kendine özgü koşulları dikkate alınarak strateji belirlenmesi büyük önem taşır.