Back to Home Page

***CEZA YARGILAMASININ TEMEL İLKELERİ NELERDİR?

1-KOVUŞTURMANIN KAMUSALLIĞI İLKESİ : Kovuşturma, bir kimseye suç isnat etmektir ve bu sebeple iddia faaliyeti içerisindedir. Dikkat edilmesi gereken husus: her kovuşturma faaliyeti bir iddia faaliyeti iken, her iddia faaliyeti kovuşturmaya ilişkin değildir. Kovuşturma kamusaldır. Kamu düzenini sağlamak ise devletin görevidir. Kovuşturma kamusal olmazsa birçok suç çeşitli nedenlerle cezasız kalabilirdi. Kovuşturma kamusal olsa da, bu ilkenin sınırlandığı haller vardır. Bunlar; takibi şikayete bağlı suçlar ve takibi izne bağlı suçlardır. Gerek takibi izne bağlı gerek takibi şikayete bağlı olsun, bu durumlar kovuşturmanın kamusallığı ilkesinin istisnaları değil, kovuşturmanın sınırlarını oluşturur.

2-DAVASIZ YARGILAMA OLMAZ İLKESİ : Bu ilke davanın yürüyüşüne ilişkin bir ilkedir. Kısaca; ortada yetkili bir makam tarafından açılmış bir dava yok ise yargıcın yargılama faaliyeti yapamayacağını belirtir. Bu ilkede iki sistem vardır; tahkik ve itham sistemi. Türk hukukunda itham sistemi mevcuttur. Yani, yargılama ve cezalandırma yetkileri devlete ait olmakla birlikte iki ayrı organca yerine getirilmektedir. Bunlar savcı ve hakimdir. Bu sistemde ortada bir dava yok ise yargıcın yargılama yapamaması söz konusudur. Buna göre; bir duruşma esnasında sanık yeni bir suç işlese dahi, yeni bir dava açılmadan yargılanamaz.

3-İDDİANAMEYLE BAĞLILIK İLKESİ : Savcı sanık hakkında mevzuat kapsamında hangi suçtan dolayı dava açmışsa yargıç ancak o kapsamda yargılama yapabilir. Mevcut iddianamede yer almayan fiiller sebebiyle yargılama yapılamayacağı gibi sanığa başka fiillerle alakalı soru yöneltilemez.

4-KAMU DAVASININ MECBURİLİĞİ İLKESİ : Savcının dava açmaya yetecek kadar şüphe ve delil elde etmesi durumunda şüpheli hakkında dava açmak zorunda olmasına denir. (CMK m. 170/2) Bu ilkenin de istisnaları vardır ki, TCK m. 171 de düzenlenmiştir. TCK m. 171 : kamu davasını açmada takdir yetkisini düzenlerken TCK m. 171/2 : kamu davasını açmayı 5 yıl erteleme hususları düzenlenmektedir.

5-MASLAHATA UYGUNLUK İLKESİ : Savcı, kişinin suç işlediğini bilmesine ve elinde buna dair delil olmasına rağmen dava açmayıp ve bu durumda yasalarca meşru kabul ediliyorsa, bu tip yasaların kaynağı maslahata uygunluk ilkesidir. Aslında kamu davasının mecburiliği ilkesinin tam zıttıdır. Savcı aslında burada bir değerlendirme yapmaktadır. Dava açılması ve açılmaması arasında bir menfaat değerlendirmesi yapılır ki buna maslahata uygunluk denetimi denir. Türk hukukunda maslahata uygunluk ilkesi geçerli değildir.

6-RE’SEN ARAŞTIRMA İLKESİ : Bu ilke hakimin bizzat delil toplayabileceğini ve bunları yargılamaya katabileceğini ifade eder. Dolayısıyla hakim, savcının ya da sanık müdafinin tanık listesinde göstermediği bir kimseyi tanık olarak mahkemeye çağırarak dinleyebilir.

7-DELİLLERİN DOĞRUDAN DOĞRUYALIĞI İLKESİ : Bu ilke hakimin delillerle bizzat temasa geçmesini, delillerle beş duyusu ile bağlantı kurmasını anlatır. İstisnaları elbet vardır: Bunlar; CMK m. 180 de düzenlenen istinabe ve naiplik durumlarıdır.

8-DELİLLERİN SERBESTLİĞİ İLKESİ : Yargılamada her şeyin her şeyle ispatlanabilmesidir. Açık bir ifade ile; ceza yargısında ispat için her türlü delilin kullanılabilmesidir. Tek şart, delilin hukuka uygun elde edilmesidir. (CMK m. 217/2 – Buna göre suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.) Hakim önüne sunulan her türlü delili kabul etmek zorunda değildir. Bu durum hakimin, ileri sürülen delillerin takdirindeki serbestliği ifade eder. Her şeyin her şeyle ispatlanabilmesi ilkesinin istisnası, CMK m. 222 dir. O da; duruşma tutanağının ispatıdır.

9-ŞÜPHEDEN SANIĞIN FAYDALANMASI İLKESİ : Buna göre, yargılama safhasında ortadan kaldırılamayan bir şüphe varsa bu şüpheli durum, sanık lehine yorumlanmalıdır. İspat konusunda bir eksiklik var ise, bu ilke uygulanmalıdır.

10-SÖZLÜLÜK İLKESİ : Bu ilke kovuşturma aşamasının duruşmalar esnasında kullanılır. Sanığın sorgulanmasından tutun, tanık ifadeleri, keşif, sanığın savunması, bilirkişi raporunun dinlenmesi gibi tüm usuli işlemler sözlü olarak yapılır. CMK ile getirilen yeni imkanlar ise bizlere sorgu ve ifade odaları ile duruşma salonlarında kayıt yapılabilmesini sağlayan teknik cihazlar vardır.

11-KAMUYA AÇIKLIK İLKESİ : Duruşmalar için geçerlidir. Duruşmalar kural olarak herkese açıktır. (CMK m. 182/1) Dolayısıyla bir duruşmayı ilgili/ilgisiz herkes izleyebilir. Kanun tabi ki bazı hallerde duruşmanın gizli yapılabileceğini düzenlemiştir. (CMK m. 182/2) Örneğin; toplum nezdinde absürt olarak karşılanabilecek bir suç için yargılaması yapılan kişinin duruşması, duruşma disiplinini bozabilecek durumlardan hareketle duruşmayı kamuya kapatılabilir. Kimi zamanlarda ise zorunluluk sebebi ile duruşma kapatılır. (CMK m. 185) Buna göre ise; 18 yaşından küçüklerin duruşmaları kapalı yapılmayı emreder.

12-YARGILAMANIN ÇABUKLUĞU İLKESİ : Ceza yargılamaları sadece suçlulara değil, masumlarında yer alabileceği yargılamalara konu olabileceği için bir an evvel infaza bağlanması ya da aklanmaları gereği bu ile koyulmuştur.

Leave a Reply